Keskin Farkındalıklı Ama Kilitlenmiş Profesyonel

Bu metinde yer alan kişi, sürecin mahremiyeti nedeniyle anonimleştirilmiş ve bazı ayırt edici unsurlar değiştirilmiştir.

Her Şeyi Görebilen ama Kendi İşine Gelince Duraksayan Bir Zihin

Elif ile tanıştığımız gün, masasındaki düzen ilk bakışta dağınık görünse de aslında kendi içinde belli bir ritmi vardı. Defterinin bir sayfasına iliştirilmiş kısa notlar, üzerinde yarım kalmış bir proje çerçevesi, rengi solmuş post-it’ler ve altı çizili cümlelerle dolu bir sunum. Bu masa, onun zihninin bir yansımasıydı.

Düşünceler hızlı, sezgiler güçlü, içgörüler keskin. Karar ritmi ise sanki görünmez bir ağırlıkla bastırılmış.

Çalıştığı sektörün dinamiklerini anlatırken kelimeleri seçme biçiminde bile bir uzmanlık hissediliyordu. Bazı insanlar bir konuyu açıklarken kelime arar, Elif’in ise cümleleri birbirini çağırıyordu. Strateji, organizasyonel düzen, ekip iletişimi, hedef kitle davranışı… Hepsini neredeyse aynı akışta, aynı berraklıkla ifade ediyordu.

Yalnız bir yerde bir şey kopuyordu.

Kendi markası söz konusu olduğunda ton yumuşuyor, cümleler uzuyor, netlik dağılıyordu. Bu fark çok keskin bir profesyonelin yıllardır fark etmediği küçük bir iç çatlak gibiydi.

Bir noktada içtenlikle şöyle dedi: “Zihnim hızlı. Ama markam sanki beni bekliyor, hareket etmiyor.”

Bu, keskin farkındalıklı ama kitlenmiş profesyonelin temel duygusudur. Yapmayı bildiği şey ile yapabildiği şey arasında ince ama yıpratıcı bir mesafe.

Programdan Önceki Görünmez Döngü

Elif’in bilgisayarındaki klasörlere göz gezdirdiğimizde tablo daha da belirginleşti.

Başlatılmış ama tamamlanmamış çok sayıda proje fikri, zamanlama olarak “bir ara bakılır” kategorisine yerleştirilmiş notlar, yapılması gerektiği bilinen ama henüz yapılmamış sunum şablonları, kendine yazdığı içgörü cümleleri. Her biri tek başına önemliydi, birlikte ise birikmiş zihinsel bir ağırlık oluşturuyordu. Bu ağırlık Elif’in enerjisini düşürmüyor, sadece yönünü gölgeliyordu.

Stratejik zihinlerin sık düştüğü bir yanılgı vardır. Her şeyin farkında olmak, her şeyi aynı anda taşıyabilmeyi gerektiriyor sanılır. Ama farkındalık çoğaldıkça zihin doğal olarak seçici davranamaz hale gelir.

Elif de içinde bulunduğu döngüyü şöyle tarif etti: “Yapmam gereken çok şey var ama önce hangisini yapacağımı seçemiyorum.”

Bu cümle basit görünür.

Ancak bu, bir “yüksek kapasite profesyonelinin” içsel trafiğinin en saf hâlidir.

Pazarın Sessiz Gerçeğini İlk Kez Masaya Koymak

Programın ilk ayının en kritik adımı, Elif’in kendi sektörünü nasıl konumlandırdığıyla ilgiliydi. İlk toplantıda sektörü tarif ederken kullandığı kelimeler dikkat çekiyordu.

“B2B çalışıyoruz.”

“Strateji isteyenler geliyor.”

“Uzun soluklu projeler daha değerli.”

Cümlelerin hepsi doğruydu ama hiçbiri tam değildi. Bir pazarın gerçek fotoğrafı çoğu zaman cümlelerin gölgesinde gizlidir. Elif’in hizmet verdiği şirketlere, aldıkları karar süreçlerine, bütçe zamanlamalarına, ekip içi dinamiklerine ve beklenti tiplerine dayalı bir pazar modeli oluşturduk.

Ortaya çıkan tablo çok daha netti:

Bu pazarın müşterisi hız değil öngörü ister.

Herkesle çalışmaz, doğru kişi ile uzun süre çalışmak ister.

Derin içgörüyü, net metodolojiyi ve sistemi ödüllendirir.

Elif’in en güçlü olduğu şey tam da buydu. Fakat markası o dili konuşmuyordu. Hedef kitle ile marka dili arasındaki küçük uyumsuzluk, işler büyüdükçe büyük bir sürtünmeye dönüşür. Elif’in vakası bu gerçeğin sakin ama çok öğretici bir örneğiydi.

Karar Mekanizmasını Bir Hikâyeden Okumak

Quarter Growth Brands programının en kritik ve ayrışan parçası birinci ayıdır. Bu ayın psikolojik haritalama kısmında standart rutinde “briefi anlamak” olarak ilerleyen yapıyı kullanmayız. Yerine, “kişinin ve markanın karar refleksini anlamak” çalışması yürütürüz. Bir nevi marka terapisi.

Bu süreci ilerletirken Elif’le de bu seansı gerçekleştirdik. Sorduğumuz soru çok şeyi değiştirdi:

“Geçmişte hızla verdiğin ve bugün hâlâ sonuçlarına memnun olduğun bir kararı anlatır mısın?”

Elif önce düşündü, sonra o kararın hikayesini anlattı: İki yıl önce aldığı, kapsamı büyük ama bütçesi küçük bir proje teklifi. “Evet” demesi mantıksal olarak riskli görünse, ona tereddüt yaşatsa da içgüdüsü güçlüydü. Ve bugün hâlâ o proje sayesinde yeni müşteriler geliyordu.

Ardından şu soru geldi: “Peki o kararı verirken neden tereddüt ettin?”

Elif, süreçte kurduğumuz iletişimin akışına alışmış, kendini rahat hissettiği bir yerden çok dürüst bir cevap verdi: “Kontrolü kaybetmekten korktum.”

Bu ne kadar kıymetli bir farkındalık, değil mi?

Anladıktan sonra gerçekte işlerin iyi bir “verimlilik uygulaması” ya da yeni bir not defteriyle değil, zihinsel eksende değişebileceğini göstermek açısından altın değerinde. Şimdi bize bu tespitin doğru fotoğrafını çekmek, bunun için de doğru soruları sormak vaktidir.

Keşfediyoruz ki hızlı kararın kendisi değil, anlamı Elif’i zorluyor. Onun için hız, riskle eşleşiyor. Risk ise kontrol kaybı hissiyle.

Oysa iş hayatında hızlı karar, iyi çerçevelendiğinde kontrolün kendisidir. Bu ince fark, Elif’in markasının tüm iletişim ritmine yansıyordu.

Stratejik zekanın bazen kendi ağırlığı olur. Elif’in hikayesinde ağırlık zekada değil, zeka ile karar arasındaki küçük kopukluktaydı.

Sayıların Konuştuğu An

Veri analizi günü, Quarter Growth metodolojisinin en aydınlatıcı anlarından biriydi. Elif’in son 12 ayındaki iş akışı rakamlara döküldü.

Teklif hazırlama süreleri, proje dönüşüm oranları, müşteri segmentlerine göre zaman kullanımı, proje nicelik-nitelik dengeleri. Hepsi tek bir sayfadaydı.

Sayılar sakin ve dürüsttür.

Başarıyı abartmaz, hatayı dramatize etmez.

Sadece gerçeği söyler.

Ve o gerçek şuydu:

  • Fırsatların önemli bölümü teklif aşamasına geçmiyordu

  • Teklif hazırlanma süresi olması gerekenden iki kat uzundu

  • Gelirin çoğunu getiren projeler zamanın azını alıyordu

  • Zamanın çoğu düşük değerli işlere gidiyordu

Bu tabloyu görünce Elif bir an sustu. Sonra şu cümleyi kurdu:

“Ben aslında işimi büyütmüyor, dağıtıyormuşum.”

Bu farkındalık, dönüşümün başlangıcıydı.

Marka Dilinin Yeniden Soluk Alması

Elif’in iletişim materyallerini analiz ederken ortaya çıkan şey şaşırtıcı değildi ama çarpıcıydı. Yaptığı iş derindi fakat markasının cümleleri yüzeyseldi.

“Her ihtiyaca çözüm” gibi cümleler, iyi niyetli ama belirsiz bir marka algısı oluşturuyordu. Oysa Elif’in en büyük gücü sınırları bilmesi, sistemi okuyabilmesi, derinlik kurabilmesiydi.

Markanın dili, liderin zihni ile uyumlu olmadığında pazarın sinyalleri karışır. Bu nedenle marka kimliğini üç temel yetkinlik üzerine yeniden kurduk:

Net karar ritmi

Ekip hizalama kapasitesi

Derin üretim yaklaşımı

Bu, Elif’in yıllardır kendi içinde taşıdığı ama dışarı yansıtamadığı “esas marka sesi”ydi.

Yeni Ritmin Kurulması

Programın ikinci ayı, metodolojinin daha mekanik kısmı değil, daha mimari kısmıdır. Bu dönemde üç araç belirleyici olur.

Taahhüt Kartı

Her hafta bir cümle. Kısa, net, yön gösteren. Bu cümle hem ekibin ritmini kurdu hem Elif’in karar yükünü azalttı.

A/B Teklif Dili Testi

Elif’in eski dili ile yeni stratejik dilini test ettik. İnsanların neyi okuduğu, neyi seçtiği, neye dönüşüm gösterdiği üzerinden yapılan berrak bir analizdi. Kısa vadede talep, uzun vadede sözleşme getiren dil aynı değildi. Bu sonuç hem aydınlatıcı hem sakinleştiriciydi.

Haftalık Karar Toplantısı

Toplantıları üç soruya indirdik.

Ne gördük?

Ne anlıyoruz?

Ne yapıyoruz?

Bir de dördüncü soru vardı.

Neyi yapmıyoruz?

Elif bu soruya özellikle bağlandı.

“Hayır demek beni hafifletti” dedi.

Çeyrek Final – Kendi Markasının Ritmine Uyum Sağlayan Bir Lider

Üç ayın sonunda tablo çok daha berraktı.

Proje sayısı azalmıştı ama kalite yükselmişti. Teklif döngüsü kısalmıştı. Hedef kitle netti. Marka dili sadeleşmişti. İletişim yükü hafiflemişti.

Ve Elif’in içindeki o acele eden ama ilerleyemeyen ritim, yerini çok daha net bir sese bırakmıştı.

Finalde kendi hedefini yeniden yazdı:

“Az iş, derin iş, temiz karar.”

Sonra derin bir nefes aldı ve şu cümleyi kurdu:

“Sanki yıllardır evimin kapısını bulamıyordum, sonunda kapıyı açtım.”

Biz de içimizden şunu söyledik:

Quarter Growth Programı™ lideri hediye paketine sarmak değil, içindeki hediyenin fark edilmesini sağlamak için var.

Sonraki
Sonraki

Yüksek Potansiyelli Ama Düzensiz Üretici